Bize küçükken anlatılan masallar toz pembe ve iyimserlik saçan hikayelerdi. Onlar ererdi muradına biz çıkardık kerevetine. Peki bu masalların orjinalleri böyle miydi?
Kırmızı Başlıklı Kız masalını hepimiz biliriz. Masalın sonunda avcı Kurt'un karnını yarar ve kızı kurtarır. Orijinali Fransız yazar Charles Perrault'a ait olan hikayede ne Avcı vardır ne de Büyükanne. Masalın sonunda Kurt kızı yer ve masal biter. Cinderella masalı da Grimm Kardeşler versiyonunda oldukça acımasız bir yapıya sahiptir. Cindirella, kötü kalpli üvey kardeşlerini ve annesini affedecek kadar merhametli değildir. Üvey kız kardeşler ayaklarını ayakkabıya sığdırabilmek için ayak parmaklarını keserler. Evin her yeri kana bulanır. Cinderella üvey kız kardeşlerini affetmez. Onların gözlerini oydurur ve yaşamlarının geri kalanını kör birer dilenci olarak sürdürmelerini sağlar.

Yönetmenliğini Nicolas Winding Refn'in üstlendiği Drive filmi de orijinal masallarla, o masalların törpülenmiş halinin ortasında konumlandırıyor kendini. Törpülenmiş masalların naifliğini, orijinal masalların ise sert ve tavizsiz hallerini bünyesinde barındırıyor Drive. Tabii sinemanın dilini kullanarak yapıyor bunu. Bütün karakterler masaldaki gibi iyi ve kötü olarak kesin çizgilerle ayrılmasa da kesin olarak iyi (İrene ve oğlu Benicio) ve kesin olarak kötü karakterlerden (Bernie ve Nino) bahsedebiliriz. Filmin seksenler ruhunu benimseyen yapısı, kullanılan renkler, neon ışıklar ve kullanılan müzikler bu masalsı yapıyı destekleyen unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Filmin bu masalsı yapısı sayesinde Nicolas Winding Refn, kendi tarzını ortaya koyarak Tarantino ve Scorsese gibi (kanlı sahneler, ani şiddet patlamaları) meslektaşlarından farklı bir noktada durmayı başarıyor.
Ryan Gosling'in canlandırdığı isimsiz karakter film boyunca cool'luğundan nadiren taviz verir. Ağzından kürdanını eksik etmez. Filmin isimsiz başkahramanı 60'lı yılların Clint Eastwood'unu andırsa da daha çok Jean-Pierre Melville'in başyapıtı "Le Samourai" (1967)filminin başkahramınına benzetebiliriz. Alain Delon'un canlandırdığı bu karakter yalnız bir kiralık katildir. Drive filminin başkahramını gibi o da konuşmayı pek sevmez, donuk bir ifadeye sahiptir ve yaptığı işi büyük bir ciddiyetle gerçekleştirir. Drive'de tıpkı "Le Samourai" filmi gibi konusundan çok stilize yapısıyla dikkat çeker.
Drive; masalsı yapısı ve katıksız seksenler atmosferiyle şimdiden modern klasikler arasında yerini aldı.

FİLMİN KONUSU:
Dublörlük yapan ve üst düzey araba kullanabildiği için geceleri de soygunlara katılan bir sürücünün (Ryan Gosling) yaşamını anlatıyor. Sürücünün yaşamı, komşusu Irene'nin (Mulligan) hapisteki kocasına yardım etmeyi kabul etmesiyle daha da tehlikeli bir hal alır. Bir anda kendisini Los Angeles'ın en tehlikeli adamlarının hedef listesinde bulur. Şimdi hem kendi hayatını, hem Irene ve oğlununkini kurtarmak için yapacağı tek şey en iyi bildiği şekilde sadece araba sürmektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder